melankoli kategorisi için arşiv

yalnızlık ~ korkma benden ~ soru işareti (?)

Posted in melankoli on Nisan 12, 2008 by KalbiKirik

yine üzerimde (kocaman) bi yalnızlık bu akşam.. sanırım buhran’a az kaldı, ha geldi – ha gelecek.. ha, sen yalnızlık nedir bilir misin ki? (off, benimki de soru işte.. yoksun ki sen, kimsin ki? nereden bileceksin ki? hem bilsen, şimdiye on kere gelirdin dii mi?) sakin, sessiz akşamlarında yanına sokulup kulağına fısıldayan, acı verirken özgürlüğü tattıran.. -‘aşk acıtır’, demişti birileri-.. hissedebilir misin onu? tatlı bir rüzgar yada titrek ellerden çıkmış birkaç kırık nota.. ürkek bir dişiye dokunmak ve her temasta biraz daha kızaran yanaklarının sıcaklığını hissetmek.. saklayabilir misin peki? gölgelerle köşe kapmaca oynayan bir çocuk gibi, nereye koştuğunu bilmeden.. (koşabiliyo musun sen ya, merak ettim?)

tamam tamam, artık sormayacağım sana.. sormayacağım! çünkü biliyorum ki cevap vermeyeceksin,. kendimize söylemekten korktuğumuz her şeyi sana tekrar hatırlatsam da konuşmayacaksın.. (aman be! konuşma, hıh..) artık ne sıcak bir nefes nede yumuşak bir dokunuş var.. ne gece kadar kara saçların nede kan kırmızı dudakların var artık.. (olmasın, istemez.)
tamamen yalnızım işte.. peki sen, mutlu musun? hayallerimde var olmuşken, yine onların en kıvrak ve rengarenk özlerine geri dönüyorsun.. (ait olduğun yere git..) seni benden, beni kendimden alırken bu çelişki niye? ellerimde soluyor (hiç göremediğim) yüzün! kahpe bir rüzgar savuruyor küllerini yüzüme, bunu hak etmiyorsun! Devamı »

klavye ~ bunalım ~ hödük..

Posted in melankoli on Nisan 10, 2008 by KalbiKirik

off
Al ellerinin altına klavyeyi gezdir -bunalım-ın beyaz sayfaları üzerinde.. ee, gönlünü alıp nerelerde gezdireceksin? bir türlü bitmiyor işte gönül derdi.. zaman mı değişiyor ~ biz mi? yoksa içimizde törpüleyemediğimiz duygularımız mı hödükleşiyor? şaşıyorum ve şaşırıyorum gün be gün & hödükleşiyorum da.. bazen öyle küçük kalıyor ki kelimeler derdimiz yanında ve bazen öyle büyüyor ki gözümüzde her şey dertsizliğimiz karşısında -hiç dertsiz olduğumuzu da görmedim hani-..

ah -bunalım-, bir bilsen; ne zor sana yazmak.. senden kaçmak -aslında kaçamamak- yine sana sığınmak..

her yeni gün gibi bugünün diğerlerinden farklı olacağı inancı olmasa nasıl çekilir bu hayat şaşarım. elimizde boz-yaplar var çocuklar gibiyiz bir şeyleri bozup bozup yapma derdindeyiz hep.. gençlik elden gitmeden, yapacak işler tükenmeden acele etme zamanı şimdi.. geç bulduklarımızı erkenden kaybetmeden, onlara daha da sarılma zamanı şimdi..(“ne bulduk ki, ne kaybedelim?” soru ampülü yandı kafamın üstünde, korkmayın; söndürdüm. soru & cevaplara zaman ayıramam şu an..)

günlerim ne çabuk geçiyor.. Devamı »

öylesine bir yazı & bugün’ünüm özeti / günlükcüğü..

Posted in isyan, melankoli on Nisan 9, 2008 by KalbiKirik

dediğim gibi sadece “öylesine yazılmış” bir yazı bu.. ne bir anlam ifade etmek istiyor ne de bir amacı var.. amaçsızca, sıkkın sıkkın ve sigara eşliğinde yazılıyor bu satırlar.. bir şey mi oldu, ters giden ne var? Hayır hiçbir şey yok, aksine güzel bir gündü denebilir. ama boş, bomboş.. biraz daha gerçekçi yaklaşmak gerekirse monoton ve saçma sapan bir gündü aslında. biraz önce güzel dediğime falan bakmayın, ara sıra insanın kendine yalan söylemeye çalışması bu gibi durumlara yol açabiliyor. Malum, dediğim gibi amacı olmayan bir yazı bu ama nedense ben biri okuyacakmışçasına yazıyorum, anlamsız..

işte şimdi tam bu noktada takılıp kalıyorum.. dinlediğim şarkının sözlerine mi kaptırdım bir an yoksa bambaşka fikirlerin içinde yüzerken mi buldum kendimi bilmiyorum.. tek bildiğim akşam akşam üzerime çöken bu matem havasından kurtulmak istediğim..

sanırım denizi özledim bu sıra.. öylesine bakıp saatler geçirmeyi, sahildeki banklardan birine oturup sigara içerek martıları izlemeyi ve belki de o nefret ettiğim yosun kokusunu doyasıya içime çekmeyi özledim. Devamı »