
Dün “Kabadayı” filmine gitmeye karar verdik. Film hakkında daha öncesinden az-çok bilgim/iz vardı, fakat tam anlamıyla senaryonun işleyişini bilmiyordum/k. Başlarda pek anlayamadığım filmin devam eden dakikalarında daha bir güzel hâl almaya başladığını gördüm.. Devamı »
sinema kategorisi için arşiv
kabadayı – kahkaha & hüzün..
Posted in sinema on Aralık 22, 2007 by KalbiKirikgezinti – sinema & beyaz melek – mahsun kırmızıgül
Posted in sinema on Kasım 27, 2007 by KalbiKirik
Hastalığı sebebiyle, İstanbul’a kontrol ve tedavi amacıyla Diyarbakır’dan gelen Mala Ahmet,hastane koridorlarından kaçar. Oğulları Ali ve Reşat babalarını kaybetmenin telaşıyla İstanbul sokaklarını arşınlarken Mala Ahmet’in yolu tesadüfen bir huzurevinin kapısına düşmüştür. Huzurevi sakinleri Mala Ahmet’i terkedilmiş sanarak içeri alırlar. Koşmaktan yorulan ve şaşkınlığı her halinden belli olan Mala Ahmet yepyeni bir dünya ve o dünyanın kahramanlarıyla tanışır. Başta Yorgo ve Beyaz Melek yakınlıklarıyla onu rahatlatmışlardır. Ali ve Reşat babalarını bulduklarında huzurevi gerçeğiyle tanışmışlar, huzurevinin ne olduğunu ilk orada öğrenen Ali ve Reşat bu trajedi karşısında hayrete düşmüşlerdir. Çünkü onların yaşadığı yerlerde Anneler ve babalar ne kadar yaşlansalarda her zaman çocuklarının yanındalardır. Ve onlar yaşlı insanların bu kadar yalnız, bu kadar vefasız ve azda olsa şiddete maruz kalmalarını kabullenemezler.2. gün köye dönmek üzere olan Mala Ahmet ve çocuklarını huzurevinde yaşayan Nebahat ve Yaşar Hoca’nın düğün sürprizi vazgeçirir. Böylesine sıcak ve güzel insanları seven Mala Ahmet , balayına gidemeyen çifti ve diğer huzurevi sakinlerini Diyarbakır’a kendi köyüne davet eder. Bu davete çok sevinen huzurevi sakinlerini yıllar sonra bambaşka bir heyecan ve mutluluk sarar. Bir Minibüs kiralayan Mala Ahmet ve çocukları bu yaşlı ve dünya güzeli insanlarıda yanlarına alarak, ilginç trajik ve bir okadarda komik bir serüvene doğru yola çıkarlar..
dün kafamı dağıtabilmek için biraz gezintiye çıktım (tek başıma), Zafer Plaza’nın oralardan geçerken; beyaz melek reklamlarını gördüm. cebimde kalan üç-beş kuruş parayı kontrol ettim tam da sinema bileti parası vardı & paketimde son 3 dal sigaram kalmıştı. ya sinemaya girip sigarayı sonraya erteleyecektim ya da sinemaya girecektim.. sebep kafa dağıtmak ya, boşverdim sigarayı.. girdim; aldım bileti. 16:30 seansına en arka sıralardan bir bilet aldım & saatimi bekledim.. saat geldiğinde salona geçtim ve filmin başlamasını bekledim.. film başladı.. başlarken ürperiyor zaten insan, o duyguyu başında alabiliyor insan.. filmin devam eden kısımlarında nefreti/öfkeyi yaşayıp; saygıyı, sevgiyi (ülkemizde) büyüklerimize/atalarımıza karşı bütün eksikliklerimizi gözler önüne getiriyor & gözyaşları kendiliğinden filmin seyrine karışarak akıyor..
muhteşem bir çalışma olmuş. başta Mahsun Kırmızıgül olmak üzere tüm kadronun emeğinin karşılığını alacaklarını şüphesiz düşünüyorum. film`den kısımlar anlatmak isterdim, ama bu zevk`i gidip-seyredip, kendinizde yorumlamanızı isterim..
Unutmayın! Gittğiniz her yerde bir kapınız olsun..
-emRe-